Şair Eşref Bul. No.64 K.3 D.6 Demet Apt. Alsancak/İZMİR

Bağırsak Mantarı

FAYDALI BİLGİLER

Candida cinsine ait 200 tür olmasına karşın, mantar enfeksiyonlarının yüzde 75'inden sorumlu olan Candida albicans eşeyli çoğalan, diploit, maya tipinde bir mantar türüdür. Ağızdan başlayan sindirim sisteminde yaşayan çok sayıdaki mikroorganizmadan biridir. Sağlıklı yetişkinlerin yüzde 40'ının ağız florasında, sağlıklı kadınların yüzde 20-25'inin vajen florasında Candida albicans’ın varlığı bilinmektedir. Flora üyesi olmakla beraber, oral ve vajinal fırsatçı enfeksiyonların da temel etkenidir.

 
Sağlıklı bir organizmada bulunan tüm canlı organizmaların yarattığı dengeli ortama flora denildiğini biliyoruz. İnsan sağlığı için en önemli flora barsak florasıdır. Ortomoleküler biyolog Jeffrey Bland bağırsaklarda dört yüzden fazla bakterinin yaşadığını belirtmektedir. Bu bakterilerin toplam ağırlığı 1-1,5 kg ile yaklaşık karaciğer ağırlığına eşittir. Dengeli bir barsak florasında bifidus ve acidophilus bakterileri yan yana ve hassas bir denge içinde bulunur. Barsak florasının önemli bir diğer mikroorganizması ise güçlü bir patojen bakteri olan Echericia coli’dir. E.coli patojenitesi nedeni ile sayıca en az bulunması istenen  ama flora dengesi için de olmazsa olmaz bakterisidir.
 
Vücudun bağışıklık sistemi ve patojen olmayan barsak flora bakterileri, normal şartlarda Candida'yı kontrol altında tutarlar ve sindirim sistemindeki varlığı ile candida da diğer patojen bakterilerin çoğalmasını engeller. Barsak florasının bu güçlü ve hassas dengesi herhangi bir nedenle bozulursa fırsatçı maya mantarı olan Candida albicans sayıca artmaya başlar ve candidiyozis denilen tablo ortaya çıkar.
 
Barsak florası normal doğum yolu ile  bebeğin anne vajen florasını alması ile oluşmaya başlar. Araştırmacılar yeni doğan bir bebeğin bakterilerinin yüzde 80-90’ının bifidus bakterileri olduğunu ve bebeklikten yetişkinliğe doğru yaşam yolculuğu sırasında dost bakterilerin sayısının azaldığını göstermişlerdir. İşte doğumla başlayan ve zamanla olgunlaşan floranın dengesi tüm yaşamsal faktörlerden etkilenir. Beslenme, su, ilaçlar, stres, ameliyatlar, bağışıklık sistemi.
 
Candidiyozis tablosunda, normalde tek hücreli olan Candida albicans kontrolden çıkarak çok hücreli, ipliksi ve istilacı şekle dönüşür. Candida albicans’ın ipliksi biçimi hem psödohif hem de gerçek hiflerden oluşabilir. İpliksi şekle dönüşmesinin yanısıra, konak dokulara bağlanmayı sağlayan adhesinleri, dokuları hem imha etmeyi hem de onlara daha iyi yapışmayı sağlayan proteazları ve vücudun bağışıklık sisteminin tepkisini azaltan çok sayıda faktörü de üretir. Candida’nın bağırsak duvarına tutunmasıyla oluşan immunolojik hasar bağırsak mukozasının permeabilitesini bozar. Bu durumda çok önemli bağırsak bariyerin bozulması yiyecek duyarlılığı ve allerjilerinin oluşmasına yol açar.

Candidiyozis Nedenleri?

1-    Bozulan bağırsak florası (Disbiyozis)

2-    İlaç özellikle antibiyotik kullanımı; Antibiyotik kullanımı ile bağırsak florasında patojen olan bakterilerle birlikte patojen olmayan flora bakterileri de öldüğü için flora dengesinin bozulması ve candida sayısının artmasına sebep olur. Steroidler, ağrı kesiciler, hormonlar, sitotoksik ilaçlar ve kemoterapötikler de barsak florasının bozulmasının ve candidiyozisin en sık nedenlerinin başında gelir

3-    Bağışıklık sisteminin zayıflaması; Nörolojik hastalıklar, immunoljik hastalıklar, sağlıksız ve dengesiz beslenmek özellikle de rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmek

4-    Sindirim salgılarının  primer veya sekonder azlığı, özellikle pankreas disfonksiyonu ile gelişen enzim üretimindeki dengesizliklikler

5-    Karaciğer fonksiyon bozukluğu

6-    Aşırı stres ve gerginlik

7-    Sağlıksız beslenme; Özellikle hazır besinler, katkı maddeleri, dengesiz beslenme, tek yönlü beslenme, karbonhidrat ağırlıklı beslenme

8-    Yeterince su içmemek

9-    Ağız ve diş sağlığının bozuk olması, ağız sağlığı için gerekli olan hijyen önlemlerinin alınmaması

10-  Kalitesiz uyku, uyku bozukluğu

11-  Hormonal disfonksiyon

12-  Yoğun elektrosmoga maruz kalmak

13-  Bozucu alanlar

Candidiyozis Semptompları

Bağırsak candidiyozisi, genellikle uzun zaman içerisinde oluşan, başlangıçta kişinin dikkatini çekebilecek bulguları olmadığından olsa da kişinin “normal” gözüyle bakabildiği bir tablo olduğundan tanısı zaman almaktadır. Bağırsaklar vücudun ikinci beyni olduğu için, bağışıklık ve hormon sisteminin önemli bir parçası olduğu için candidiyozis semptomları tüm sistemleri ilgilendirmektedir.

Candidiyozis varlığında birlikte olması beklenen bulgular ise şöyledir; Disbiyozis, enzim eksikliği, asidoz, besin duyarlılığı...

İşte bu denge ve döngü göz önünde bulundurularak candidiyozisi olan hastalarda aramamız gereken semptomlar;

  • Depresyon, anksiyete, depresyon, sinirlilik hali, konsantrasyon güçlüğü,
     
  • Konstipasyon (kabızlık), diyare, meteorizm (karın bölgesinde gaz), mide ekşimesi, buna bağlı boğaz yanması, hazımsızlık, bağırsak krampları sebebi ile karın ağrısı, anüste kaşıntı, irritabl bağırsak sendromu benzeri şikayetlerin olması,
     
  • Karaciğer enzimlerinde artış, pankreas enzimlerinde azalma, şişmanlama, kilo verememe
     
  • Şeker açlığı
     
  • Halitozis (Ağız kokusu), diş ve dişeti hastalıkları, oral aftlar
     
  • Kronik yorgunluk, uyku bozuklukları, bitkinlik, enerji eksikliği, tükenmişlik hissi, keyifsizlik,
     
  • Kronik ağrılar, fibromiiyalji, migren, kas kasılmaları, eklemlerde şişkinlik ve ağrı,
     
  • Akne ve cilt döküntüleri, cilt hastalıklarının alevlenmesi, egzema, sedef, alerjik reaksiyonlar,
     
  • İdrar yolları şikayetleri (özellikle kadınlarda), dismenore, vajinal enfeksiyon ve mantar enfeksiyonlarının yaygın hale gelmesi, hormonal dengesizlik,
     
  • Erkeklerde prostatit, iktidarsızlık,
     
  • Çocuklarda hiperaktivite, öğrenme ve davranış bozuklukları, iştahsızlık, tekrarlayan kulak enfeksiyonları

Candidiyozis’in Tanısı

Tamamlayıcı tıp bakış açısında her hastanın değerlendirmesinde olduğu gibi candidiyozis tanısı için de anamnez çok önemlidir. Ancak doğru tanı için SF (gaita analizi) veya daha fonksiyonel olan Voll e göre elektroakupunktur yöntemi olan Proquant ve Vegatest ayrıca  kineziyolojik manuel adale testi ile konur.

Candidiyozis’in Tedavisi

Maya mantarını tedavi ederken çok yönlü bir yaklaşım gerekmektedir. Candida albicans’ı sadece bir ilaçla öldürmek pek mümkün değildir. Kimyasal antimikotiklerin tek başlarına kullanımları sonrası tekrarların sık görülmesi bugün tamamlayıcı tıp yaklaşımıyla yapılan bütüncül tedavi protokollerini oluşturmuştur. Bu bakış açısıyla mayanın ölmesine neden olacak vücut koşullarının ve sağlıklı bakterilerin yenilenmesi için regüle bir ortamın sağlanması hedeflenmektedir.

Candidiyozis tedavisini aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:

1-    Bitkisel ve kimyasal ilaç kombinasyonu (kimyasal destek ancak ciddi risk grubunda olan hastalarda uygulanır. Tedavi uzun bir süreci kapsar)

2-    Sağlıklı ve dengeli beslenme (Özellikle rafine karbonhidrat ve her türlü tatlıdan uzak durmak tedavinin olmazsa olmazlarındandır. Candidanın tek besin kaynağının glikoz olduğu düşünüldüğünde bunun önemi anlaşılırdır,)

3-    Nöralterapi

4-    Su ve fiziksel aktivite

5-    Ciddi candidiyozis vakalarında kolon hidroterapi ile kalın barğırsakların temizlenmesi, villus yapıları içine yerleşmiş olan candidaların uzaklaştırılması da çok önemlidir.

6-    Kolonoskopi sonucu yaygın enflamasyon bulguları olan ve hastanın öyküsü alındığında İBS düşündüren durumlarda nöralterapi ve rektal ozon kombinasyonu terapinin seyrini olumlu yönde değiştirmektedir.

7-    Bozulmuş olan barsak florasının düzenlenmesi için probiotik ve mikrobiyolojik destek çok önemlidir.

8-    Çok dirençli olan vakalarda hastanın kendi gaitasından otovaksin yöntemi ile elde edilen E.coli preparatları da kullanılmalıdır.

Nöralterapi ile...

Tamamlayıcı Tıp yaklaşımında enformasyon bozulmadan regülasyon bozulmaz, regülasyon disfonksiyonu olmadan da fonksiyon kaybı ya da diğer bir deyişle hastalık yerleşmez. Yukarıda sayılan rahatsızlığın oluşmasında kolaylaştırıcı nedenlerin candidioyizin yerleşebilmesi için VSS’de sorun olması gerekir. Yani kısacası VSS ve temel madde bozulmadan candidiyozisin yerleşebilmesi mümkün değildir. Bu bağlamda candidiyozis tedavisinde başarılı olmak için nöralterapi olmazsa olmazlardandır. Nöralterapi uygulaması yapılmayan hastalarda candida direnç göstermekte ve tedavi daha uzun sürmektedir.

Nöralterapi, ağrı ve yorgunluk şikayetlerini, nörovegetatif disfonksiyon belirtilerini belirgin bir biçimde ortadan kaldırır. Uyku bozuklukları, aşırı terlemeler, mide barsak problemleri gibi pek çok şikayeti düzeltir ve kötüleşme periyotlarını azaltır.

  1. Segmental terapi; Kippler cilt kaydırma sonucu sorunlu olan tüm segmentlere uygulanmalıdır.
  2. Hormonal disfonksiyonun giderilmesi tedavinin önemli basamağını oluşturur.
  3. Trigger noktalar muayene edilmeli ve aktif olanlar tedavi edilmelidir.
  4. Tonsil muayenesi ardından lenf drenajı açılmalı ve N. Supraorbitalis uyarılmalıdır.
  5. Batın için segment ve Hopfer tacı, epigastrik alan enjeksiyonu.
  6. Ggl. Coeliacus enjeksiyonu candidiyozis tedavisinin olmazsa olmaz yaklaşımıdır.
  7. Sakral kanal enjeksiyonu
  8. IV prokain infüzyonu 
  9. Bozucu alan tedavisi

www.tijenacarkan.com


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


Takvim

Bize Ulaşın:
Bizi Facebookta Takip Edin
Tamamlayıcı TIP
İnsan bedeninin tüm sistemleri uyum içinde çalışıyorsa tam anlamıyla sağlıklı olmaktan söz edilebilir. Çağdaş Tamamlayıcı Tıp yaklaşımında amaç vücudun iç dinamiklerini harekete geçirerek, gerekli iç dengeyi kurmak ve kişileri sağlığına kavuşturmaktır. Tamamlayıcı Tıbbın en önemli özelliği insan bedenine bir bütün olarak bakmasıdır. Amacı hastalıkları yavaşlatmak, tedavi etmek ve aynı zamanda kişinin hastalanmasını da önlemektir. devamı
Tüm Hakları Saklıdır. Uzm. Dr. Mesut Caner YUSUFOĞLU